Londra Notları Kapanıyor… / Sizi şöyle alalım :)

Merhaba,

Londra Notları adlı blogumu yakında kapatacağım. Onun yerini yeni sitem ingilizfiliz.com alacak. İlgililere duyurulur 🙂 Eski yazılarımı yeni sitemden de okuyabilirsiniz.

ingilizfiliz.com resmen açıldı 🙂 Abone oldunuz mu?;)

Sitemin Facebook sayfası da aşağıda, beğeni’lerinize açıktır 🙂 “Like” ederseniz mutlu olurum.

https://www.facebook.com/ingilizfiliz/

Bugüne kadarki destekleriniz için çok teşekkürler, artık bu blogda yazmayacağım. Yeni sitemde görüşmek dileğiyle!

Ingiliz Filiz Logo2

 

Reklamlar

Tarihten Bir Yaprak: Londra Siyah-Beyaz…

2012’de Tate Britain adlı Londra müzesinde düzenlenen “Another London” (Başka bir Londra) sergisi, 1930 ve 1980 ylları arasında yabancı fotoğrafçıların kentte çektiği fotoğraflara odaklanmıştı.

Bunlardan bazılarına müzenin yayımladığı dergide hikayeleriyle birlikte rastlayınca, ilginç bulduklarımı blogumda da paylaşmak istedim.

Beni etkileyen ve şu anki Londra’dan çok uzak gibi görünen aşağıdaki fotoğraf, 1977 tarihli “Street Musician” (Sokak Çalgıcısı). Saç rengi nedeniyle bu müzisyenin lakabı “Ginger” (kızıl saçlı, bizim deyimimizle ‘Havuç’) imiş. Birçok müzik çalgısını eliyle yapıyormuş ve yaptığı bu çalgıları Hint mahallesi Brick Lane Cheshire Sokak Pazarı’nda çalıyormuş. Fotoğrafı çeken Marketa Luskacova, Ginger’la ilgili olarak “Bazen kendi kendine boş bir ardiyenin kapısında oturup müzik yaptığını görürdüm. Fotoğrafının çekilmesinden her zaman hoşlanırdı.” diyor. Şimdi de Londra’da sokak müzisyenleri var, ama böyle değişik enstrümanlar çalan sadece bir kişi gördüm şimdiye kadar. O da Covent Garden’da bir Çinli sokak müzisyeniydi.

Street Musician

Bir başka çarpıcı fotoğraf ise 1972 tarihli ve Neil Kenlock imzalı “Keep Britain White” (Beyaz Irka Mensup Olmayanları İngiltere’den Atın) başlıklı, aşağıdaki eser. Londra’nın güneybatısındaki Balham semtinde Martin Luther King Vakfı’nın iş bulma / istihdam bürosunda çalışan Barbara Gray, burada büronun kapısına sprey boyayla yazılmış bu ırkçı ve çirkin mesajı işaret ederken gayet sakin. O zamandan bu zamana Londra çok değişti. Burada her ırktan o kadar çok göçmen var ki.. ve ne mutlu ki, artık yadırganmıyorlar. Kendilerine uluorta düşmanlık yapılmıyor. Her ne kadar Mayıs ayında yapılan son genel seçimlerde aşırı sağcı, göçmenlere ve yabancılara düşman siyasi parti UKIP, 64 milyonluk ülkede 3 milyon vatandaşın oyunu almış olsa da.

0NeilKenlock

Seçtiğim son fotoğraf ise Wolfgang Suschitzky’nin “Lyons Corner House, Tottenham Court Road” (Tottenham Court Road semtindeki Lyons Corner House”) adlı, 1934 tarihli çalışması. 1909-1977 yılları arasında hizmet vermiş, “art deco” mimari tarzına sahip bu mekan, hem şarküteri, hem de canlı müzik yapılan bir restoranlar kompleksi imiş. Her daim hareketli, popüler ve kalabalık bir yermiş. Artık Londra’da böyle mekanlar parmakla gösterilecek kadar azaldı. Ama tüllü veya dantelli şapka takan zarif hanımlar ve şık beyler maalesef artık hiç kalmadı. Tabii iç mekanlarda yakılan cigaralar da geçmişte kaldı. Aşağıda görülebilecek bu fotoğraf, “Beyoğlu’na kravatsız çıkılmayan” günlerden dem vuran, tarihten bir yaprak… 

05_X40828_439px_72dpi

Yavaş Dükkan Çekilişine Katılmak İster misiniz?

Sevdiğim “kardeş” bloglardan Yeşil Atlas, yenilenmesinin şerefine, 50 liralık Yavaş Dükkan hediye çeki ödüllü bir çekiliş düzenlemiş. Bence çok da iyi yapmış 🙂

Siz de İzmir-Seferihisar’da üretilen doğal, organik ve sağlıklı ürünler ücretsiz kargoyla kapınıza gelsin isterseniz, şansınızı buradan deneyebilirsiniz.

Seçebileceğiniz ürünler arasında zeytinyağı sabunu, tahin, zeytinyağı, pekmez, susam, kekik suyu, badem, ceviz, çam balı, taze sebze-meyve, ekşi maya ekmeği, çiçek, adaçayı, yabani lavanta, nohut, nar, elma kurusu gibi ürünler de var.

yavas dukkan

Şansınız yaver gitmez de çekilişi kazanamazsanız, kendiniz sipariş vermek için Yavaş Dükkan’a şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bol şans! 🙂

Londra Notları, Blogumu Tanıt sitesinde yer aldı!

Blogumu Tanıt adlı blog yazarları destek ağının sitesinde geçtiğimiz günlerde benim blogum Londra Notları da yer aldı. Orijinal tanıtım yazısı aşağıda… 

“Altı yıldır Londra’da yaşıyorum. Üç yılı aşkın süredir yazdığım kişisel blogum LondraNotları’nda, bu kentte yaşadıklarımı, deneyimleri, gittiğim mekanları, Londra’daki günlük hayatı ve kültür-sanat etkinliklerinden izlenimlerimi paylaşıyorum. En çok yazdığım konular sinema, konser izlenimleri, şehir hayatı, yeme-içme ve eğlence…

fotoraf-21

Londra Notları‘nı açmaktaki amacım, hem kendimi ifade etmek, hem de Londra’da yaptıklarımı okuyucularla paylaşmaktı. Londra’da yaşayan Türklerin yazılarımda kendilerinden bir şey bulmasını, ayrıca Londra’ya turist veya göçmen olarak gelmeyi planlayanlara yardımcı olmayı istemiştim. Bu amaçlarıma umarım ulaşmışımdır:) Blogumu Türkçe yazmamın sebebi de Londra konulu Türkçe blog / kaynak boşluğunu doldurma isteğiydi.

 Bunun dışında Facebook’ta da blogum için hazırladığım bir tanıtım sayfası bulunuyor. Bu sayfayı da bu linkten takip edebilirsiniz. Keyifli okumalar! Yazılarımı beğenmeniz dileğiyle…

Not: Musa Özsarı’ya blogumu tanıtma fırsatını bana verdiği için çok teşekkür ederim.”

Yazının orijinal linki için tıklayın:

Konuk Yazarlık Girişimlerim Meyve Verdi!

Uzun bir Noel ve yılbaşı molasından sonra karşınızdayım. Yılbaşı tatilinde Berlin’deydim. Çok soğuk ama güzeldi. Onu da ayrıca yazacağım.

Bu aralar bloga fazla yeni içerik ekleyemediğimi biliyorum ama boş durmadım, başka sitelere katkıda bulundum 🙂 Bunlardan biri de Esra Öz’ün blogunda yeni yayımlanan, İngiltere’de gazetecilik konulu röportajım oldu. Bu fırsat için kendisine teşekkür ediyorum. Okumak isterseniz işte burada!

IMG_7543

Benim için heyecan verici bir başka gelişme de Cazkolik adlı beğenerek izlediğim caz müzik sitesinde konuk yazarlık yapmaya başlamam oldu. Bu olanak için sitenin kurucusu Feridun Ertaşkan’a minnettarım. Burada yayımlanan ilk yazıma daha önce blogumda yer vermiştim. Ama yine de Cazkolik versiyonunu görmek isterseniz o da burada!

Bundan sonra Londra’da gittiğim konserleri ve diğer sanat etkinliklerini Cazkolik’e özel yazacağım ve buradan da paylaşacağım.

kopru

Londra’nın meşhur Tower Bridge adlı köprüsü… (Fotoğraf: Ayşe Taylan)

Ayrıca Jazz Dergisi’nin Ocak sayısında da bir konser izlenimi yazım çıkacak. Yayımlanan versiyonu şu linkte:

Umarım yılbaşı geceniz eğlenceli geçmiştir. Harika, tam da istediğiniz gibi bir yeni yıl geçirmenizi diliyorum ve huzurlarınızdan şimdilik ayrılıyorum 🙂

Sevgiler…