Londra Notları Kapanıyor… / Sizi şöyle alalım :)

Merhaba,

Londra Notları adlı blogumu yakında kapatacağım. Onun yerini yeni sitem ingilizfiliz.com alacak. İlgililere duyurulur 🙂 Eski yazılarımı yeni sitemden de okuyabilirsiniz.

ingilizfiliz.com resmen açıldı 🙂 Abone oldunuz mu?;)

Sitemin Facebook sayfası da aşağıda, beğeni’lerinize açıktır 🙂 “Like” ederseniz mutlu olurum.

https://www.facebook.com/ingilizfiliz/

Bugüne kadarki destekleriniz için çok teşekkürler, artık bu blogda yazmayacağım. Yeni sitemde görüşmek dileğiyle!

Ingiliz Filiz Logo2

 

Pound’la Hem Zinde Kalın, Hem de Ritm Tutun!

Merhabalar… Umarım bayram tatiliniz iyi geçmiştir ve güzelce dinlenebilmişsinizdir. Ben bayram tatilini fırsat bilerek İskoçya’ya gittim. Onu da bilahere yazacağım. Ama önce geçtiğimiz hafta bir akşam iş çıkışı gittiğim Pound dersini anlatmak istiyorum. Pound ne mi? Kardiyo ağırlıklı, yeni bir spor dalı! Londra’nın Victoria semtinde Gymbox spor salonunun yeni şubesinin açılması şerefine egzersizi ücret ödemeden yapabildik. Cardinal Place adlı alışveriş merkezinde ısınmak için “getto zumba” ile başladığımız çalışma, 45 dakika sürdü.

IMG_5123

Isınıyoruz…

Pound, ABD-California’da yaşayan ve davul çalmayı seven iki kadın arkadaşın, Kirsten Potenza ve Cristina Peerenboom’un icat ettiği bir egzersiz türü. “Ripstix” denen, yeşil plastik davulcu bagetleriyle yapılıyor. Bel bölgesinin tümü başta olmak üzere, bütün vücudunuzu çalıştırıyor. Pilates hareketlerine de yer veriyor. Yerde yapılan ve ayaklarınızı havaya kaldırmanız gereken egzersizler sayılmazsa, Pound genel olarak zor değil. En güzeli de egzersizi yaparken bir davulcu edasıyla ritm tutabilmeniz 🙂 Ama zumba kadar dans ağırlıklı olmadığı için, bana o kadar da cazip gelmedi. Para verip egzersiz yapacaksam yine zumbayı tercih ederim yani. Ama daha çok kardiyo çalışması yapmak isteyenler için uygun bir dal.

Merak edenler için Ripstix bagetleri…

IMG_5124

Pound’un en zor anı, yerde oturup ayaklarınızı kaldırarak yaptığınız bu hızlı hareketti. En sağdaki bendeniz, gruba ayak uydurmaya çalışırken 🙂

Hızımızı almışken...

Hızımızı almışken…

Egzersiz sonrasında grupça hatıra fotoğrafı çektirdik ve bedava Sibberi sularımızı aldık. Bu huş ağacının özünden elde edilen, tamamen doğal bir su çeşidiymiş. Çok sağlıklıymış. Millet de artık doğal “süper içecek” konusunda iyice şaşırdı. Önce taze sıkma meyve suları, sonra smoothie’ler ve şimdi de bu. Ama tadı o kadar kötü ki! Doğal kaynak suyu neyinize yetmiyor da eski köye yeni adet getiriyorsunuz diyesim geldi. Aman diyeyim, Sibberi marka su içmeyin, içirmeyin! 🙂 Neyse ki Wagamama sağ olsun, çıkışta ücretsiz smoothie verdi de ağzımdaki pas tadı biraz silindi. 🙂

Yolu düşen arkadaşlar, 11 Ekim’e kadar devam edecek olan Create Victoria etkinliklerini #insideoutvictoria etiketiyle Twitter ve Facebook’ta da  takip edebilirler. Sadece spor değil, çikolata tadımı, çiçekçilik atölyesi, yoga dersi, örgü atölyesi, film gösterimi, baristalık atölyesi, çizim dersi gibi etkinlikler de var. Üstelik bazıları ücretsiz!

Pound dersini denemek isteyenler ise, halihazırda Londra’nın çeşitli semtlerinde faaliyet gösteren Gymbox’un Aralık ayında 123 Victoria Street adresinde (bodrum katta) açılacak olan yeni şubesine gidebilirler. Gymbox canlı DJ’lerin çaldığı, hareketli ve özgün spor derslerinin olduğu bir spor salonu. Anladığım kadarıyla gece kulübü havasında. Verilen derslere şuradan göz atabilirsiniz. Bana bloglarına yazı yazmam karşılığında ücretsiz bir ders daha teklif ettiler. En ilginç derslerini seçip, deneyecek, sonra da sizler için yazacağım. Hizmette sınır yok 🙂 Hepinize bol sporlu ve sağlıklı günler!

IMG_5415

Inside Out Victoria’nın afişi…

Londra Notları, Blogumu Tanıt sitesinde yer aldı!

Blogumu Tanıt adlı blog yazarları destek ağının sitesinde geçtiğimiz günlerde benim blogum Londra Notları da yer aldı. Orijinal tanıtım yazısı aşağıda… 

“Altı yıldır Londra’da yaşıyorum. Üç yılı aşkın süredir yazdığım kişisel blogum LondraNotları’nda, bu kentte yaşadıklarımı, deneyimleri, gittiğim mekanları, Londra’daki günlük hayatı ve kültür-sanat etkinliklerinden izlenimlerimi paylaşıyorum. En çok yazdığım konular sinema, konser izlenimleri, şehir hayatı, yeme-içme ve eğlence…

fotoraf-21

Londra Notları‘nı açmaktaki amacım, hem kendimi ifade etmek, hem de Londra’da yaptıklarımı okuyucularla paylaşmaktı. Londra’da yaşayan Türklerin yazılarımda kendilerinden bir şey bulmasını, ayrıca Londra’ya turist veya göçmen olarak gelmeyi planlayanlara yardımcı olmayı istemiştim. Bu amaçlarıma umarım ulaşmışımdır:) Blogumu Türkçe yazmamın sebebi de Londra konulu Türkçe blog / kaynak boşluğunu doldurma isteğiydi.

 Bunun dışında Facebook’ta da blogum için hazırladığım bir tanıtım sayfası bulunuyor. Bu sayfayı da bu linkten takip edebilirsiniz. Keyifli okumalar! Yazılarımı beğenmeniz dileğiyle…

Not: Musa Özsarı’ya blogumu tanıtma fırsatını bana verdiği için çok teşekkür ederim.”

Yazının orijinal linki için tıklayın: