Açıl Susam Açıl!

Geçen hafta Londra‘nın yeni yüzlerinden “Sesame“ı keşfetme şansım oldu. İngiltere’nin ünlü şeflerinden, Nopi adlı lokantanın ve OttoLenghi adlı meze barın sahibi, İsrailli Yotam Ottolenghi’nin yeni numarası burasıymış. Bu saydığım yerleri deneyip beğendiğim, ama çok pahalı bulduğum için fast food havasındaki, çok daha ucuz olduğu söylenen Sesame’ı denenecek yerler listeme almıştım.

IMG_0545

Sesame’ın dışarıdan görünüşü… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Öğle yemeğinde sandviç-salata-suşi-çorba ekseninden sıkılan, farklı tatlar peşinde olanlar Sesame’ı eminim seveceklerdir. Burası Covent Garden adlı turist cennetinin ortasında, Londra‘nın göbeğinde bulunuyor. Fiyatlar uygun. Yemeklerin ambalajı ve konsepti, paket almak için ideal. Sloganı da “Akdeniz’in sokak mutfağı.” Orta Doğu lezzetlerinden bazılarını sunuyor.

Mönü daha çok tavuk ağırlıklı. Zahterli tavuk dikkatimi çekti, ama etin tadını merak ettiğim için tercihimi hafif acılı kuzu etinden yana kullandım. Bütün sıcak yemekler pitta ekmeğinin (bir çeşit pide, ama tabii ki bizimki kadar iyi değil 🙂 içinde, bir nevi dürüm havasında önünüze geliyor. Pitta’yı da ısıtmaları ayrıntı gibi görünebilir, ama önemliydi. Çünkü bazı yerlerde dürümlerin hamuru ısıtılmıyor ve böylece lezzet mahvoluyor.

IMG_0540

Açıl susam açıl…. (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Kuru cacık sosu ve bol yeşillikli çoban salata kuzu etine katık olmuş. Tadı gayet güzeldi. Ama çok şahaneydi diyemeyeceğim. Bir gündüz vakti aç karnına Covent Garden’a yolunuz düşer de pratik ne yesem derseniz buraya gidiniz. Pret, Eat ve benzeri sandviççilerin bütün mönüsünü ezberlemiş biz çalışan köleler (!) için burası birebir.

IMG_0541

Pide içinde hafif acılı kuzu kebabı… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Sesame’da kuskus, sumak, tahin gibi tanıdık lezzetler denenebilir. Benim gözdelerimden maydonoz salatası tabule ve sevmeyeni sanırım olmayan humus, tatlı olarak helva da mönüde gözüme çarpanlardan. Ayrıca sarımsak ve kakuleli, acılı tavuk veya mango turşulu patlıcan ve yumurtalı sandviç de değişiklik isteyenlere gelsin 🙂

Sesame'den alabileceğiniz ilginç atıştırmalıklar... (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Sesame’den alabileceğiniz ilginç atıştırmalıklar… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

IMG_0549

Humus ve tavuk şiş… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

IMG_0548

Dürüm ve nohutlu salata… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Dekorasyonda dikkatimi çeken öğeleri de sizler için fotoğrafladım:

IMG_0542

Tuvalette bile İstanbul var. (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

IMG_0544

Bu merdiveni çok sevdim, İstanbul-Karaköy’deki lisemin yer karolarını hatırlatıyor. (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

İstanbul posterleri de burayı şenlendimiş. (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

İstanbul posterleri de burayı şenlendirmiş. (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Sesame, evlere servis de yapıyor.

Adres: 23 Garrick Street, London WC2E 9BN

İnternet sitesi: www.sesamefood.co.uk

Açık olduğu saatler:

Pazartesi-Çarşamba 07.00-21.00

Perşembe-Cuma: 07.00-23.00

Cumartesi: 09.00-23.00

Pazar: 11.00-19.00

Reklamlar

Londra’da Izgara Peynirli Gurme Tost Deneyimi…

Geçtiğimiz günlerde, yeni açılan ve ne zamandır denemek istediğim Melt Room’a gitme fırsatım oldu. Burası Londra’nın ünlü semti Soho’da, New York usulü ızgara peynirli tostlar yapan basit bir büfe.

IMG_9304

Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak

Kurucusu Andrey Datsenko, bu kafeyi New York’ta yaşadığı dönemden kalan ızgara peynirli sandviç özlemini gidermek için, Mayıs ayında açmış. Öncesinde de birkaç ayını peynir, artizan ekmek ve et çeşitlerini deneyerek geçirmiş. Malzemeler mümkün olduğu kadar yerel şekilde, yani İngiltere’den temin edilmiş ve en üst kalitede oldukları iddia ediliyor.

IMG_9305

Kafenin içinden bir görünüm… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Ben bu ilk ziyaretimde, ekşi mayalı ekmek içine özel peynir karışımı konan orijinal sandviçi (The Classic) denedim. Buna isteğe göre soğan da eklettirilebiliyor. Sandviç gayet lezzetliydi, içine soğan koydurmakla da isabet etmişim. Tek kusuru fazla yağlı olmasıydı.

IMG_9307

Pişirilmeyi bekleyen sandviçler… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Burada tavuklu, etli, balıklı veya vejetaryen sandviç seçenekleri de var. Kullanılan peynirler şunlar: İtalyan mozzarellası, İngiliz çedarı (cheddar), Yunan fetası, İsviçre peyniri, İngiliz kırmızı Leicestershire peyniri.

IMG_9306

Büfenin mönüsü… (Fotoğraf: Filiz Taylan Yüzak)

Sandviçlerin fiyatları 4.5 – 7 sterlin arasında değişiyor. Çok ucuz değil belki, ama paketler büyük. Öğle arasında veya sabah kahvaltısında yenmek için ideal. Gece içkiliyken eve gitmek üzere Soho’dan çıkarken acıktığınızda da güzel bir atıştırmalık olabilir. Londra’nın kesinlikle böyle bir konsepte ihtiyacı vardı.

Ayrıca mönüde kahvaltılıklar, çorbalar ve salatalar da var. Ama bunlar her yerde bulunabilen, sıradan yiyecekler. Bence buraya sadece tostlar için gelmek daha mantıklı.

Eğer kasadan kağıt bir kart alıp her yediğiniz sandviç için damgalatırsanız 8 tane sandviç aldıktan sonra bir tane size hediye ediliyor.

Adres: 26 Noel Street, Soho, London W1F 8GY

İnternet sitesi: http://meltroom.com 

Açık olduğu saatler:

Pazartesi-Çarşamba: 07:00-21:30
Perşembe-Cuma: 07:00-23:00
Cumartesi: 10:00-23:00
Pazar: 10:00-21:30

Sıcacık Bir Kışın Şerefine…

Ocak ayını seviyorum. Yeni başlangıçlar, yeni umutlar… Sonra her yerde bir indirim var bir kere… Herkes Noel döneminde bayram yemeğine ve hediyelere çok para harcadığı için Ocak ayında tasarruf etmek istiyor. Onları ikna edebilmek için lokantalar, pub’lar ve barlar bile Ocak ayında kampanya yapıyor. Havayolu şirketleri de öyle, Ocak sonuna kadar satın alınan biletler indirimli oluyor. Sonra sezonun en iyi filmleri BAFTA ve Oscar törenleri öncesinde hala vizyonda. Sıcak çikolata ve sıcak şarabın tam zamanı… Henüz Londra’nın merkezine kar yağmamış olsa da… (Bir gece yağdı, o da tutmadı, o yüzden sayılmaz. Kar da yağsa kış klişeleri çemberi tamamlanacak halbuki 🙂 Ama Sırf Taylandlıların meşhur “Tom Kha tavuk çorbasını” içmek için bile Londra‘da kış güzeldir diyebilirim 🙂

Yeri gelmişken bahsedeyim, Tom Kha aslında Londra’da Busaba adlı bir Tayland lokantasında canım babamın keşfettiği ve bizimle paylaştığı bir tat. Buna sanırım Uzakdoğu usulü tavuk çorbası desek çok da yanlış olmaz. Izgara tavuk, şeffaf noodle (bir tür erişte), hindistancevizi sütü, havlıcan, ıspanak, mantar, misket limonu, zencefil, acı “chilli” biberi, soğan, taze kişniş ve limon otuyla yapılıyor. (Bazı tariflerde domates de var, ama ben pek yakıştıramıyorum.) Bu malzemelerle ortaya şöyle bir şey çıkıyor:

Tom Kha tavuk çorbası...

Tom Kha tavuk çorbası…

Şimdi bu ukala böyle ecnebi tarifleri veriyor, biz bu malzemeleri nereden bulacağız demeyin, Özlem Hanım’ın hindistancevizi sütü tarifini deneyin 🙂  Diğer malzemeleri bulmak çok da zor değil, “chilli” biberinin yerini isot, o da yoksa pul biber tutacaktır. Misket limonu bulamazsanız yerine limon kullanın. Limon otu bence olmasa da olur zaten, acı geliyor bana! Şeffaf noodle yerine de spagetti veya erişte pekala konabilir. Oya’s Kitchen adlı blogda bu çorbanın Türkçe tarifini de bulmak mümkün. Şimdiden afiyet olsun!

Yolu Londra’ya düşecek olanlar için de çorbayı sunan lokantayı da tanıtmak isterim. Busaba Eathai, Londra’daki gözde mekanlarımdandır. Yemekleri sağlıklı ve lezzetlidir (bilindiği üzere bu ender görülen bir kombinasyondur! :), üstelik ucuzdur. Tom Kha tavuk çorbası dışında favori ana yemeklerim arasında kömür ızgarasında pişirilmiş ördek veya dana eti; karidesli ve sebzeli eriştesi Pad Thai Jay, kuşkonmazlı kızartma pilav da var. Başlangıçlardan ise zencefilli ve yeşil karabiberli Tayland usülü kalamar ve Malezyalıların yerfıstığı soslu, ünlü tavuk yemeği Chicken Satay’ı seviyorum.

BUSABA-

Busaba’nın ortamı…

Buranın ortamı da rahat ve güzeldir. Girişte sizi yakılmış mumlar ve tütsüler karşılar. Üstelik şehir merkezinde birden çok şubesi var. Ben en çok Piccadilly, Soho ve Covent Garden şubelerini beğeniyorum. Çünkü böyle zincir lokantaların her şubesinde yemek kalitesi aynı olmayabiliyor. Bunların hepsi de merkezde, birbirine yakın zaten. Buranın ilginçliği biraz da tanımadığınız insanlarla birlikte oturmanızda yatıyor. Sekiz kişilik masalara mecburen ortak olunuyor. İlle de baş başa ya da yalnız başınıza yemek isterseniz ise pencerelerin önünde bar taburelerinde oturabiliyorsunuz. Ama ben o alanı pek tercih etmiyorum çünkü masada oturmak kadar rahat olmuyor. Anladığım kadarıyla insanlar kaynaşsın diye böyle ortaklaşa bir oturma düzeni var, ama hiç de kaynaşılmıyor, herkes sadece kendi arkadaşlarıyla konuşmaya devam ediyor 🙂 Buradaki popüler “dumpling” (Çin mantısı) mekanlarından Ping Pong da aynı oturma düzenine sahip.

Busaba'daki oturma düzeni...

Busaba’daki oturma düzeni…

Busaba’nın konsepti hızlı servis ve dostane garsonlarla birleşince tadından yenmiyor. Rezervasyon almıyorlar, dolayısıyla hafta sonları kuyruk beklemek gerekebiliyor, ama masalar çabuk dolup boşaldığı için bekleme süresi uzun değil. Hele de bir türlü yer bulamadığınız başka mekanlarla karşılaştırılırsa! Yayın hayatına 1968’de Londra’da başlayıp sonra (İstanbul dahil olmak üzere) bütün Avrupa kentlerine ve New York’a yayılan, meşhur kültür ve kent yaşamı dergisi Time Out’un okur anketinde burası Londralıların gözde restoranı seçilmiş. Bence doğru bir tercih! Biraz daha keşif için lokantanın internet sitesine bakabilirsiniz.